Avrupa Birliği’nde Parasal Bütünleşmenin Zorlukları: Optimum Para Alanları Teorisi ve Krizler

Author:

Year-Number: 2018-22
Number of pages: 922-933
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

1957 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) kurulurken temel hedef, içerisinde üretim faktörlerinin serbestçe dolaşabildiği bir ortak pazar oluşturarak, gümrük birliğini de aşacak olan ekonomik bütünleşmeyi gerçekleştirebilmek olmuştur. Böylece, o dönemin bütünleşme eğilimi her ne kadar parasal birlik hedefini merkeze almamış olsa da parasal bütünleşmeyi konu alan politik çalışmalar ve teorik yaklaşımlar hız kazanmıştır. 1961 yılında Mundell, ekonomik bütünleşmeyi hedefleyen ülkeler açısından optimum parasal alanların niteliklerini analiz ederken, ortak para birimi bulunmayan sabit kur alanları karşısında ortak paraya sahip parasal birliklerin avantajlı olup olmadığı sorusuna dikkati çekmiş ve yıllar sonra Ekonomik ve Parasal Birlik’te (EPB) somutlaşacak olan ortak para uygulamalarının, ortak pazarın istikrarlı ve dinamik biçimde sürdürülebilmesinin koşullarını yaratabileceğini öne sürmüştür. Bu bağlam dikkate alınarak bu çalışmada, EPB’nin -optimum koşulları sağlamaktan uzak bir sabit döviz kuru alanı olduğu sonucuna varılmak suretiyle- parasal bütünleşmenin tarihsel gelişimi ve Euro Alanı krizi ile birlikte daha da belirginleşen yapısal sorunları incelenmektedir.

Keywords

Abstract

The main goal in the establishment of European Economic Community in 1957 was to be able to realize the economic integration, which will surpass customs union, by generating a common market in which the production factors can roam freely. Thus, although the monetary union was not at the core of the integration trend at the time, political efforts and theoretical approaches on monetary integration gained impetus. In 1961, when analyzing the characteristics of the optimum currency areas for countries aiming economic integration, Mundell draw attention to the question of whether monetary unions with common currency had advantage over the areas with fixed exchange rate system without any common currency, and argued that, common currency practices, which will materialize years later in Economic and Monetary Union (EMU), can create the circumstances to sustain the common market in a consistent and dynamic manner. In this context, in the present study, historical development of monetary integration and structural challenges which became evident further along with Euro Area crisis are investigated – thereby reaching the conclusion that EMU is an area of fixed exchange rate system that is far from providing the optimum conditions.

Keywords